SUÇLAR: Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Düşme, mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak kurulan hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak gösterilmesi suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşıldığından, temyiz isteminin süresinde olduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Şikayetçinin kovuşturma evresinde usulüne uygun şekilde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın, 5271 sayılı CMK'nın 238. maddesi uyarınca davaya katılma isteminde bulunmadığı, bu itibarla aynı Kanun’un 237/1. ve 260/1. maddeleri uyarınca kamu davasına katılan sıfatının ve sanık hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin olmadığı, hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi uyarınca re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.