HÜKÜMLER: Beraat

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Sanığın, UYAP üzerinden MERNİS aracılığıyla ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 13.07.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedeni bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

2-Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, suçun maddi unsuru ve konusunun belge niteliğini taşıması gerekmektedir. Kanunda belge tanımlanmamış, kavramın tanımı ve açıklanması doktrin ve uygulama ile belirlenmiştir. Buna göre belgenin yazılı olması, hukuki değer ihtiva etmesi, düzenleyicisinin belli ve imzalı olması gerekir. Ayrıca, suçun oluşabilmesi için belgenin, konunun uzmanı olmayan kişileri aldatabilecek nitelikte olması ve bu konunun objektif olarak saptanması gerekmektedir. Somut olayda takograf cihazına takılan sahte çipli kartın, belge tanımına uymadığı, çipin ve takılı olduğu kartın belge niteliğini taşımadığı, bu sebeple sanığın eyleminin sahtecilik suçunu oluşturmayacağı; ancak sanığın dosya kapsamında ismi geçen ...'e ait sürücü bilgilerinin yer aldığı çip takılı kartı kullanmak suretiyle, takoğraf cihazını kullanılır halden çıkarma fiilinin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 31. maddesinde düzenlenen kabahat niteliğinde olduğu gözetilmeden, hatalı nitelendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığın lehine bulunan ve eylemine uyan 2918 sayılı Kanun'un 31. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesinde yer alan soruşturma zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 14.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanununun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 10.09.2025 tarihinde karar verildi.