Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'ye yönelik Hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
B-Sanık hakkında mağdurlar ... ve ...'ye yönelik Konut Dokunulmazlığını Bozma ve mağdur ...'e yönelik Hırsızlık suçlarından kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı CMK.nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 253 ve 254. maddeleri uyarınca mağdurlar ... ve ...'ye yönelik geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçu ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Mağdur ...'in 03.04.2002 tarihli talimat ifadesinde sanıktan davacı olmadığını bildirmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK uygulamasında mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, ayrıca hükümden sonra yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesi uyarınca geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu hususlarının değerlendirilmesi durumunda, 5237 sayılı TCK'nun hırsızlığa teşebbüs suçunu düzenleyen 142/1-b, 143,35. maddelerinin uygulanmasının sanık lehine sonuç doğurabileceği görülmekle; 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca yapılacak olan karşılaştırmanın sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.