HÜKÜMLÜLER: ..., ...

Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I- Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Hükümlüler hakkında kurulan Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2003 gün ve 2000/959-2003/744 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlüler hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlüler hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar ... ve ... hakkında kurulan ilk hükmün, sanıklar ... ve ... tarafından temyizi üzerine, dosyanın Yargıtay 10.Ceza Dairesi’nin 29.11.2005 günlü kararıyla lehe Yasanın tespiti için bozulması üzerine, duruşma açılarak sanıklar ... ve ... ile birlikte hükümlüler ... ve ... hakkında da yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlüler ... ve ... müdafiinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, hükümlüler hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,

II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesine gelince;
Sanığın, eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 23.07.2000 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.