Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, yakınana ait kilitli aracın kapısını belirlenmeyen bir şekilde açtıktan sonra düz kontak yapmak suretiyle çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin 765 sayılı Yasanın 493/1. maddesine uyduğunun gözetilmemesi,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1 (pek aşırı), 55/3. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5237 sayılı Yasanın sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.