Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, farklı kişilere ait olup önceden çalınmış olan suç eşyasını satın aldığı kabul edilerek, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi gereği “aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumuna dayanılarak uygulama yapılmış ise de; bu hüküm, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, örneğin bir sözle birden fazla kişiye sövülmüş olması, bir fiil ile birden fazla kişinin tehdit edilmesi, hürriyetinden yoksun bırakılması hallerinde uygulanabilir. Sanığın “eşyayı tanımadığı iki kişiden suç konusu olduğunu bilmeden satın aldığına” ilişkin aksi kanıtlanmayan savunması ve eşyanın farklı kişilere ait olduğu hususunu bildiğinin ispatlanmaması da dikkate alındığında, aynı suçtan ya da başka suçlardan elde edilmiş olan değişik eşyanın tek fiil ile alınmasının yalnız bir suç oluşturacağı, zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.