HÜKÜMLER: Beraat
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olup, 5271 sayılı CMK'nın 260/1 maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunan ve duruşmadan usuülüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi ... vekilinin hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, CMK'nın 237/2'nci maddesi uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde;
yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan, sanığın sorgusunun yapıldığı 03.02.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.