SUÇLAR: Tacir, şirket ynt., şirket yetkilisi ile koop. yöneticilerinin ticari, koop. faaliyetleri kapsamında bilişim sistemlerinin, banka, kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Beraat

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2018 tarih ve 2011/486 esas, 2018/321 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 158-1-f-h-son, 62,52... üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 116.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıkların istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca kaldırılmasına ve nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delaletiyle Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; sanıklar Ufuk, Alper, Haluk ve Cenker'in kurmuş oldukları Soler İnş Orman ürünleri Gıda ve Dış Tic. İsimli şirket vasıtasıyla katılan ile irtibat kurup önce küçük peşin alışverişler yaptıkları, ayrıca referans belgeleri düzenlemek suretiyle güven oluşturdukları, bilahare karşılığı olmayan 70.000 TL tutarındaki çekleri verdikleri, çeklerin bir kısmının karşılıksız çıktığı bir kısmına da ödemeden men talimatı verildiği olayda, sanıkların baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri anlaşılmakla; sanıklar hakkında aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılması ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği de gözetilmeden duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünden açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.