HÜKÜMLER: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2016 tarihli ve 2015/44 Esas ve 2016/143 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-j-son, 62,52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 4'er yıl 2'şer ay hapis ve 119.678,68'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Anılan kararın lehe ve aleyhe istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 25.05.2017 tarihli ve 2017/973 Esas, 2017/1250 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği, adli para cezasına ilişkin uygulamanın yanlış olduğu, ayrıca gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2017 tarihli ve 2017/335 Esas ve 2017/291 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyarak sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-j-son, 43/2,62,52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 6'şar yıl 3'er ay hapis ve 119.200,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurularını 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanıkların üzerine atılı suçun sübut bulmadığına ve zincirleme suç hükümlerinin şartlarının oluşmadığına ilişkindir.
1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2016 tarihli ve 2015/44 Esas ve 2016/143 Karar sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi tarafından karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde düzenlenen kesin hukuka aykırılık halleri nedeniyle bozulmuş olması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Eylemin ifası sırasında nüfus cüzdanı fotokopisi kullanıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında temel ceza belirlenirken 158/1-d maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve aynı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2016 tarihli ve 2015/44 Esas ve 2016/143 Karar sayılı kararı ile kurulan hükmün İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 25.05.2017 tarihli ve 2017/973 Esas, 2017/1250 Karar sayılı kararı ile usule uygun olarak kesin hukuka aykırılık sebebiyle bozulması sonrası yapılan yargılama sırasında sanık hakkında ilk kararda hükmedilen cezadan daha ağır bir ceza uygulanma ihtimali olmasına rağmen sanığın ifadesi alınmadan ve bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması,
2. Eylemin ifası sırasında nüfus cüzdanı fotokopisi kullanıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında temel ceza belirlenirken 158/1-d maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün 1 nolu bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün 2 nolu bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 307/5. maddesi uyarına ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.