Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/383 Esas, 2019/576 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında; "resmi belgede sahtecilik" suçundan, TCK'nın 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetine, karar verilmiştir.

Sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/828 E. 2021/1174 Karar sayılı kararı ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması ve sanığın, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz talebi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç sabit olduğundan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık hakkında, daha önceden yapmış olduğu alışveriş karşılığında katılanın yetkilisi olduğu şirkete suça konu sahte çeki vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, alışveriş yapılan ve çeki verdiği iddia olunan "... Tel. Rek. Med." isimli şirkette 3-4 ay kadar çalıştığı, ancak sahibi olmadığı, sahibinin ..., ortağının ise ... olduğu, çek ile bir ilgisi bulunmadığını beyan etmesi ve bu hususun ticaret sicil kayıtları ile uyumlu olması, ilk derece mahkemesince bahse konu şahıslar hakkında temyize konu olay ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulmuş olması, katılanın aşamalarda alınan beyanında, sanık ...'ın Bursa ilinde ... Yapı Malzemeleri isimli iş yerini işlettiği, kendisine daha öncesinde seramik çıtası verdiğinden borçlu olduğu, önceden doğan borcuna karşılık suça konu çekin kargo ile gönderilmiş olduğu, bahse konu çekin dışında 2 adet daha çek verildiği, bu çekler ile ilgili icra takiplerinin devam ettiğini beyan etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi bakımından; hakkında suç duyurusunda bulunan ... ile ... hakkındaki soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması, kamu davası açılması halinde her iki dosyanın mümkün olduğu taktirde birleştirilmesi, aksi halde beyanlarda ismi geçen ... ile ...'un açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile 5271 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, suç tarihinden önceki resmi kurumlardan temin edilecek yazı ve imza örneklerini getirtilip, huzurda alınan yazı ve imza örnekleri ile birlikte çekin üzerindeki yazı ve imzaların bu kişilerin eli ürünü olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması, katılanın yeniden ayrıntılı beyanı alınarak çekin hangi kargo şirketi tarafından ne zaman gönderildiği, beyanda geçen icra dosya esas numaralarının sorulması, anlatım doğrultusunda katılan beyanlarının doğruluğunun araştırılması, gerektiği takdirde taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının tespiti amacı ile ticari defterlerinin incelemesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.10.2025 tarihinde karar verildi.