Taraflar arasında görülen davada Muğla Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2011 tarih ve 2011/16-2011/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Alacaklı vekili, borçlu keşidecinin 3 adet senet bedelini ödemediğini ileri sürerek, 1.800 TL borç nedeniyle ihtiyati hacze karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemeye sonucu, ihtiyati haciz talep edenin dava konusu senetleri 3. kişiye ciro ettiği, yetkili hamil sıfatı taşımadığı, bedelini ödeyerek senetleri geri aldığını yazılı belge ile ispatlaması gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup; mahkemece, ihtiyati haciz talep eden alacaklının senedi 3. kişiye ciro ettiği, yetkili hamil sıfatı taşımadığı, bedelini ödeyerek senetleri geri aldığını yazılı belge ile ispatlayamadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiş ise de, alacaklı taraf bedelini ödemek suretiyle senedi geri aldığını ileri sürdüğüne ve elinde bulunan senetle ihtiyati haciz isteminde bulunduğuna göre, bu durum karine olarak alacaklı tarafından senet bedelinin ödendiğini gösterir.
Bu itibarla mahkemece, alacaklı tarafın ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar vermek gerekirken, hatalı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.