SUÇLAR: Tehdit, yaralama

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1-Sanık hakkında katılan ...'e yönelik yaralama eyleminden kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,

2-Sanık hakkında katılan ...'e yönelik yaralama, katılan ...'e yönelik tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince,

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın tehdit suçunu uzlaşmaya tabi olmayan yaralama suçuyla birlikte işlediği değerlendirilerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

a-Sanığın 23/01/2010 tarihli soruşturma beyanında olaylardan dolayı üzgün olduğunu belirtmesinin, TCK'nın 62. maddesindeki takdiri indirim uygulanmasını da kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek bir karar verilmemesi,

b-Sanığın kovuşturmada, babası olan katılan ...'in çevresindeki kişilere kendisiyle ilgili doğru olmayan sözler söylediğini duyması üzerine olay günü tartıştıklarını savunması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre, sanık hakkında katılan ...'e yönelik yaralama eylemi açısından TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.