Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Derinkuyu Asliye Ceza Mahkemesinin,19.03.2019 tarihli ve 2019/2 Esas, ve 2019/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan açıklanması geri bırakılan 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin,28.04.2021 tarihli ve 2019/1237 E., 2021/928 K. sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm kaldırılarak aynı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi, istinaf incelemesinde mühür bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu bu nedenle kararın bozulmasına ve mahkumiyet kararı verilmesine, ilişkindir.

Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince mühür bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Başkaca yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.