HÜKÜMLER: Beraat

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...'in ... Nakliyat şirketinin sahibi, sanık ... ... ise bu nakliyat şirketinin baş şoförü oldukları, katılan ...'in adına kayıtlı 35... plakalı ford kargo markalı kamyoneti hatır ilişkisine binaen ... Nakliyat A.Ş' nin otoparkına bıraktığı ancak geri alamadığının iddia edildiği olayda, ... Nakliyat A.Ş.'nin otopark hizmeti vermediği, geçici süre ile hatır ilişkisine binaen aracın özel otoparka teslim edildiğinin iddia edilmesi karşısında sübutu halinde eylemin 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uygun "güveni kötüye kullanma'' suçunun Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırlarına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımını, kesen son sebep olan sanıkların sorgularının yapıldığı 30/01/2015, 10/03/2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.