HÜKÜMLER: Beraat

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık ... müdafiinin sanık ... hakkındaki hükmü temyiz yetkisi olmadığı, katılan vekilinin ise hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1-Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik sanık ... müdafinin temyizinin incelenmesinde;
Sanık ... müdafinin sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Yapılan İnceleme Neticesinde
Sanık ...'ın UYAP üzerinden MERNİS aracılığıyla ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 03.02.2021 tarihlerinde öldüğü anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık ... Hakkında Yapılan İnceleme Neticesinde
Sanık ...'un olay tarihlerinde katılanın sigorta acente bayiliğinde çalıştığı, adı geçen sanığın vefat sanık ...'la birlikte hareket ederek, katılanın iş yerine gelen müşterilerden sigorta poliçeleri için nakit olarak elden aldıkları parayı kullanıp, poliçe bedellerini sanık ...'a ait kredi kartı ile ödedikleri, sanık ...'ın bu iş yerinden ayrılmasından sonra vefat eden sanık ...'ın sigorta şirketleri ve bankalara başvurarak kredi kartı bilgilerinin kendisinden habersiz kullandığından bahisle nakit yapıldığı halde kredi kartı ile ödenmiş görünen ödemelerin iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, sanığın eylemi nedeniyle hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu sübut bulduğu hâlde, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
08.09.2025 tarihinde karar verildi.