1-Katılan vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Yüzüne karşı verilen hükmü, katılan vekilinin CMUK.nın 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 07.04.2015 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; süresinden sonra yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,

2-Cumhuriyet savcısının temyiz talebine yönelik yapılan incelemede ise;
Dosyadaki mevcut nüfus kaydına göre, olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin, mahkemece de tanık sıfatıyla dinlenen kızarkadaşları ... ve ... ile birlikte herhangi bir cebir, tehdit veya hile kullanılmaksızın, aralarında duygusal arkadaşlık olan sanık ile buluşup yemek yedikleri, yemekten sonra sanığın tanıkları aracıyla evlerine bıraktığı, mağdure ile bir müddet araçla dolaştıkları, daha sonra da Ceyhan'a gittikleri, geceleyin de Adana'ya dönerek mağdureyi evine bıraktığının anlaşılması karşısında, mağdurenin suç tarihinde henüz on beş yaşını tamamlamamış olması nedeniyle rızası hukuken geçerli sayılmadığından, mevcut haliyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/1 ve 109/3-f maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hakkında beraat kararı verilmesi, ./..
S/2

Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.04.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.