TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Hukuki mahiyeti Dairemiz tarafından benimsenen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/55 26... /6842 karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere;
Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı", hususu gözetildiğinde;
Sanığın, örgütsel komunun tespiti, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla ankesörlü hatlardan aranıp aranmadığın her türlü şüpheden uzak tespiti bakımından, dosyada yer alan analiz tutanağına göre sanık ile aynı grup içinde ardışık olarak arandığı tespit edilen asker şahıslar hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunan şahısların varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilerek bu şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmesi; sanık hakkında Türkiye geneli güncel HTS/büfe analiz raporları da temin edilip bu kapsamda ardışık aranan başkaca asker şahısların olup olmadığının araştırılarak ile tespit edildiği takdirde, bu şahıslar hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunan şahısların varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilerek bu şahısların da tanık sıfatıyla dinlenilmesi ile birlikte UYAP güncel örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık hakkında aleyhe beyan olup olmadığı araştırılarak tespiti halinde beyan sahiplerinin de tanık olarak dinlenmesinden sonra tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı; sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.