Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait bulunan su üretim fabrikasının davalı ... nezdinde ... Kurumsal Sigorta Poliçesi ile şirketin fabrikası ve eklentilerinin 31.03.2019-31.03.2020 dönemi için davalı tarafından sigortalandığını, 06.01.2020 tarihinde meydana gelen kar yağışı sebebiyle fabrikanın çatısının kar yüküne dayanamayarak çöktüğünü, iş bu durumun derhal davalıya bildirilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, belgelerin eksiksiz tesliminden sonra ise 09.06.2020 tarihinde hasarın sigorta kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bahisle reddedildiğini, davalının, proje çizimi ile taşıyıcı sistem arasında farklar olduğundan ve söz konusu hasar öngörülebilir olduğundan bahisle başvurularını reddettiğini, hasarın meydana gelişinin akabinde, ortada öngörülebilir bir zarar olmadığını, davalı şirketin, fabrikanın kendisinden önce üç dönem sigortalandığını bildiğini, fabrikada risk değerlendirmesi yaptığını, fabrikanın mevcut halini ve varsa riski üstlenerek sigortalama yaptığını, buna rağmen davalının taleplerini reddetmesinin kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, kar ağırlığının ek teminat kapsamında poliçe dahilinde olduğunu, meydana gelen zararlarının tazmini için sigorta şirketi aleyhinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, 2020/63785 Esas sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda bina hasarının 1.286.550,86 TL, makine hasarının 384.347,02 TL olduğunun tespit edildiğini, fabrikanın bina hasarının poliçe kapsamına girmediği fakat makine hasarının poliçe kapsamında olduğu gerekçesi ile makine hasarının davalıdan tahsiline karar verildiğini, tahkim komisyonu kararının makine hasarı yönünden doğru olsa da fabrika bina hasarının poliçe kapsamında olmadığı yönünden hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, dosya da taraflarına değer artırımı yapmak için süre verilmediği için dosyanın karara çıktığını ve makine hasar bedelinin tamamının tahsil edilemediğini, daha sonra taraflarınca tekrar Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurularak 2021/139814 Esas sayılı dosya ile bakiye makine hasarı tutarının hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsilinin talep edilmesi üzerine bakiye bedelin ödenmesine karar verildiğini, fabrika bina hasarı poliçe kapsamında kabul edilmediği için tahsil edilememesi sebebiyle işbu zararlarının tazmini için bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek davanın kabulüne ve kar yükü sebebiyle hasar görerek yıkılan poliçeye konu depo binasının yeniden yapımı ve yıkılan depoda hasar gören elektrik tesisatı ile yangın söndürme tesisatı için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla Sigorta Tahkim Komisyonunca alınan bilirkişi raporunda tespit edilen fakat hakem heyeti tarafından kabul edilmeyen 1.286.550,86 TL'nin hasarın meydana geldiği 06.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle beraber davalıdan tahsili ile müvekkilini ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bina hasarı ve makine hasarının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde uyuşmazlık hakem heyetine tahkim başvurusunda bulunduğunu, STK Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 14.8.20 20... /63785 esas ve 14.11.20 20... /81217 sayılı kararı gereği bina hasarının binanın ayıbından kaynaklandığından teminat haricinde kaldığı, makine hasarının ise teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle bina hasarının reddine, makine hasarının taleple bağlı olarak kabulüne karar verildiğini, karar aleyhine her iki tarafın bir üst mercii olan STK nezdinde itiraz hakem heyetine başvurduğunu ve her iki tarafın itirazının reddine karar verildiğini, hakem heyeti kararının kesinleştiğini belirterek davanın öncelikle usule aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. .

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının istemiyle ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 24.03.2021 tarihli kararın miktar itibarıyla kesin olarak verildiği ve kesinleştiği, bu kararın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olması ve bu nedenle dava şartı noksanlığı bulunması nedeni ile HMK'nin 114/1-i ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; HMK hükümleri gereği kesin hüküm şartlarının oluşmadığını, taraflarınca yapılan hakem heyeti başvurusunun fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak yapıldığını, sigorta tahkim komisyonu tarafından alınan bilirkişi raporunda geçen 1.286.550,86 TL tutarındaki bina hasarına yönelik tespit bakımından taleplerinin ıslah edilmediğini, sadece makine hasarı yönünden ıslah yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğundan bina hasarına yönelik hukuk davası yolu ile talepte bulunduklarını, tahkim komisyonunun kararının makine hasarı yönünden doğru olsa da fabrika bina hasarının poliçe kapsamında olmadığı yönününden hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin fabrika hasarının poliçe kapsamında olduğu ve davalı tarafça tazmini gerektiği açıkça ortada olmasına rağmen hatalı ve hukuka aykırı bir kararla fabrika hasarını poliçe kapsamı dışında tutarak reddeden sigorta tahkim komisyonu kararının kesin hüküm teşkil ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiğini, davalının, hasarın yapıdaki eksiklik ve kusurdan kaynaklandığı ile poliçe teminat kapsamı dışında bulunduğu yönündeki beyan ve iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, sigorta şirketi ile yapılan 0001-1 ... nolu kurumsal sigorta poliçesi gereği kar ağırlığının ek teminat kapsamında sigorta poliçesi dahilinde olduğunu belirterek beyan etmiştir.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ... Kurumsal Sigorta Poliçesi uyarınca kar ağırlığı sebebiyle çöken fabrika binasında meydana gelen hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.