5237 sayılı TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62,53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin sair temyiz isteminin reddine ancak; sanığın aşamalardaki beyanlarında özetle, ..'nda okuduğu dönemde örgüte müzahir dershanelere devam ettiği, bu süre zarfında, söz konusu dershanedeki öğretmenlerin evlerine gittiği ancak burada sadece ders çalıştırıldığı, örgütsel faaliyet gerçekleşmediği; askerî okullara girmesi için yönlendirmede bulunulmadığı; ..'da üniversite eğitimi için bulunduğu dönemde, 2005 yılında örgüte müzahir evlerde kalan arkadaşlarının daveti üzerine birkaç kez bu evlere giderek yemek programlarına katıldığı; bu programlarda sohbetlerin de yapıldığını beyan etmesi ve sanık askerî personelken, örgütün şehir dışı talebe mesulü olduğu tespitiyle hakkında adlî işlem yapılan askerî personel ... ile 2013 yılı içerisinde telefon iletişim kaydı olduğunun tespit edildiği; başka dosya şüphelisi ...'nin tanık sıfatıyla alınan ifadesinde özetle, sanıkla aynı öğrenci evinde üç veya dört ay birlikte kaldıklarını, ...'nin de bu evde onlarla birlikte kaldığını ve sorumlusu olduğunu beyan etmesi karşısında, ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 E., 2019/6842 K. sayılı ilâmında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;

1- Sanığın kullandığı tespit edilen GSM hattının dışında, görev yaptığı yerlerdeki komutanlıkları, ..., elektrik, su abonelik ve noter işlemleri ve hesaplarının bulunduğu bankalar, devlet kurumları ile birlikte özel sektör kuruluşlarına bildirmiş olduğu başkaca cep telefonu hatları bulunup bulunmadığı sorulup getirtildikten sonra, askerî öğrencilik dönemi de dâhil olmak üzere tüm görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle hakkında başkaca ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının bulunduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, yine sanıkla birlikte ardışık aranan diğer şahıslar tespit edilir ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması,

2- Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının, “0” saniyeli çağrılar da dâhil olmak üzere getirilmesi,

3- Sanığın görev yaptığı diğer şehirlerde ardışık aramalarının olup olmadığı araştırılarak sabit hat ve ankesörlü telefon kullandığına ilişkin analiz raporunun istenmesi,

4- Sanıkla ilgili sabit hat veya ardışık aramaya ilişkin varsa itirafçı beyanlarının dosyaya getirilmesi, gerektiği takdirde tanık sıfatıyla dinlenilmeleri,

5- Ardışık aramalar kapsamında, diğer asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığı araştırılıp varsa ifade örneklerinin dosyaya ibrazı sağlanması,

6- Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden dosyaya gelen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/4281 Soruşturma sayılı evrakına 19.09.2016 tarihinde ... numaralı sayıya kayden Alo 140 Terör hattına yapılan ihbar üzerine Kocaeli Emniyet Müdürlüğünce 20/09/2019 tarihinde "Bilgi Sahibi" sıfatıyla beyanına başvurulan ...'ın ifadesinde sanığa ilişkin "...Evde kaldığımız dönem evin işleri ile kendisi ilgileniyordu. Evin abisi konumunda idi." şeklinde anlatımda bulunduğu tespitinin yer aldığı gözetildiğinde, ..'ın bilgi sahibi ifade tutanakları ve araştırma tutanaklarının dosyaya celp edilmesi, Kars 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/244 esas sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve sanık ... .'ın dosyasında tanık olarak dinlenen ...'in ardışık olarak arandığını sanık olarak yargılandığı dosyadaki savunmasında belirttiği, yine sanık ... ..'ın . .. ile iki kez telefonla görüştüğünün tespit edildiği, buna göre ...'in kovuşturma dosyasının getirtilerek ardışık arama kayıtlarının incelenerek adları geçen mahrem imamların da mevcut olması hâinde yargılandıkları kovuşturma dosyalarının getirtilmesi ve ardışık arama listelerinin incelenerek sanık ... ..'ın da ardışık olarak aranıp aranmadığının tespiti, yine sanık ... ..'ın savunmasında kendisini eğitim fakültesinde tanıdığı ... adlı kişinin daveti üzerine "o dönemde .. Cemaati olarak bilinen yapıya ait öğrenci evine sosyal etkinlik olarak birkaç sefer yemek amaçlı katıldığını'' belirttiğine göre ... adlı kişinin mevcut ise yargılandığı dosyasının getirtilerek incelenmesi ve gerekirse tanık olarak dinlenmesi,

7- Ayrıca, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm bu beyan yahut delillerin, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/11 soruşturma sayılı 18.02.2020 tarihli soruşturmaya yer olmadığı kararına konu bilgi sahibi ...'ın duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınarak 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.