Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Dairemizin 2019/4446 Esasına kaydedilen Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/137 Esas sayılı dava dosyası ile bu dosyanın birlikte incelenmesi sonucunda; Dairemizin 2019/4446 Esas sayılı dosyasında 07.10.2009 tarihinde mühürlenen iş yerinin 21.10.2010 tarihinde yapılan kontrolünde mührün bozulduğunun tespit edilmesi üzerine 15.12.2010 tarihli iddianameyle kamu davasının açıldığı, incelemeye konu dosyada ise 07.10.2009 tarihinde mühürlenen iş yerinin 13.10.2010 tarihinde yapılan kontrolünde mührün bozulduğunun tespit edilmesi üzerine 24.02.2011 tarihli iddianameyle kamu davasının açıldığı, her iki dosyadaki mühür bozma tarihlerinin 15.12.2010 tarihli ilk iddianameden önce olduğu ve tespit edilen fiillerin zincirleme şekilde işlenmiş mühür bozma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/137 Esas sayılı dava dosyası ile bu dosyanın birleştirilerek, TCK'nin 203 ve 43. maddelerinin uygulanması suretiyle tek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 26.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.