Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Zincirleme suç kapsamında kesinleşen mahkûmiyetin mahsubuna ilişkin paragrafın sanık hakkında belirlenen cezanın ertelenmesine ilişkin paragrafından sonra yer alması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün mahsuba ilişkin 12. paragrafında yer alan "Sanık hakkında Adana 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/615E. 2014/168 K.sayılı kararı ve aynı mahkemenin 03.11.2020 ek kararı ile uyarlanarak 23.03.2021 tarihinde kesinleşen kararı ile verilen 10 ay hapis ve 160 TL adli para cezasının MAHSUBUNA" ibaresinin çıkarılarak aynı ifadenin hükmün cezanın ertelenmesine ilişkin 17. paragrafından sonra gelmek üzere hükme eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.