1. Taraflar arasındaki “kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, (Kapatılan) Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

2. Direnme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

4. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı İsmail İğrek’in İstanbul ili Tuzla ilçesi Aydınlı Mahallesi 3615 parsel sayılı taşınmazda 8184/1347700 hisse sahibi iken iş bu hisse üzerine davalı idarenin kamulaştırmasız el attığını ileri sürerek fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000 TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.11.2012 harç tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini artırmıştır.
Davalı Cevabı:

5. Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; kamulaştırmasız el atma yönünden uzlaşma dava şartının getirildiğini, uzlaşma müracaat şartı yerine getirilmeden ya da uzlaşmazlık tutanağı imzalanmadan veya uzlaşmaya davet olunmaksızın geçen yasal süre sona ermeden kamulaştırmasız el atma davası açılamayacağını, taşınmazın idareleri yetki ve sorumluluğunda olan ana arter yerlerden olmaması veya el atan idarenin müvekkili idare olmaması hâlinde haklarındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur.

6. (Kapatılan) Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli ve 2012/216 E. 2012/855 K. sayılı kararı ile; davacıların murisi İsmail İğrek'in hissedar olduğu dava konusu 3615 parselin, teknik bilirkişinin 10.09.2012 havale tarihli rapor ve krokisinde B harfi ve sarı ile boyalı olarak gösterilen 10326,66 m2’lik kısmına davalı ... Belediyesi tarafından kamulaştırmasız olarak el atıldığı, el atılan yerde davacıların murisine ait payın, dava tarihindeki bedelinin bilirkişi kurulu raporuna göre 103.179,66 TL olduğu anlaşılmakla ıslah talebi dikkate alınarak davanın kabulü ile 103.179,66 TL el koyma bedelinin dava tarihi olan 15.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak hisselerine göre davacılara verilmesine, teknik bilirkişinin 10.09.2012 tarihli rapor ve krokisi dikkate alınarak, krokide (C) harfi ile gösterilen 2419,29 m2’lik kısmın içmeler kavşağı imar uygulamasına dahil edilerek imar parsellerine ayrıldığından, Tuzla ilçesi Aydınlı köyü 3615 parselin 2 kısma ifraz edilerek; krokide (A) harfi ile gösterilen 731,05 m2’lik kısımda tüm hissedarların paylarının aynen ipkasına, krokide (B) harfi ile gösterilen 10326,66 m2’lik kısımda, davacıların murisi Mustafa oğlu İsmail İğrek adına kayıtlı 8184/1105771 payın iptal edilerek TMK’nın 999. maddesi gereğince yol olarak terkinine, diğer hissedarların paylarının aynen ipkasına karar verilmiştir.

7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/12120 E. 2015/18803 K. sayılı kararı ile; ''...Dosya içeriğinden dava konusu taşınmazın geldisinin 3568 parsel olduğu, bunun 13.477 m²'lik kısmının 1972 yılında Bayındırlık Bakanlığı Demiryollar ve Limanlar İnşaat Reisliği tarafından Tuzla – Aydınlı Limanı bağlantı yolu nedeniyle kamulaştırıldığı ve kamulaştırma işlemlerinin davacılar murisi İsmail İğrek'e 23.12.1972 tarihinde bizzat tebliğ edildiği ve davacılar murisi yönünden kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davanın, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14. maddesi uyarınca 30 günlük hak düşürücü süre yönünden reddi yerine, kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir,...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

9. İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli ve 2016/297 E. 2018/76 K. sayılı kararı ile, gelen Devlet Demir Yolları kayıtları ve Tuzla Tapu Müdürlüğünün 14.12.2017 tarihli ve 2829922 sayılı yazılarına göre, Tuzla ilçesi, Aydınlı köyü 928 parselden ifrazen, 3568 ve 3569 parsellerin oluştuğu, 3615 parselin ifraz edilerek 4540 ve 4541 parsellerin oluştuğu, Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde dava konusu 3615 parselin geldisinin 3568 parsel olmadığı ve bu suretle dava konusu yerin kamulaştırma ile ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla davacılar murisi yönünden kamulaştırma işleminin kesinleşmediği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:

10. Direnme kararı süresi içinde davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin eldeki davada, davacılar murisi yönünden kamulaştırma işleminin kesinleşip kesinleşmediği noktasında toplanmaktadır.

III. ÖN SORUN
12. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, temyize konu kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.

13. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek, yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi).

14. Başka bir anlatımla mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek, dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukukî olguyu değiştirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

15. Somut olayda davanın kabulüne dair verilen ilk kararın Özel Dairece dava konusu taşınmazın geldisinin 3568 parsel olduğu, bunun 13.477 m2'lik kısmının kamulaştırıldığı ve kamulaştırma işleminin kesinleştiği, bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararından sonra mahkemece Tapu Müdürlüğüne, Devlet Demiryolları 2. Bölge Müdürlüğüne, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına müzekkere yazıldığı ve gelen müzekkere cevapları da değerlendirilmek suretiyle eylemli şekilde direnme olarak adlandırılan kararın verildiği anlaşılmıştır.

16. Buna göre mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma kararı sonrası ortaya çıkan yeni delil ve olgulara dayalı olarak oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.

17. Hâl böyle olunca, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.

18. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

Açıklanan nedenlerle;
Davalı idare vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince Hukuk Genel Kurulu kararının taraflara tebliği ile karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliği tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.04.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.