Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, kararın sanık sıfatıyla temyiz edildiği kabul edilerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanığın, katılanlar Mehmet Ali ve Hüseyin'in kendisine hakaret ettiklerini beyan etmesi, tanık ...'ın soruşturma aşamasında, katılanlar Mehmet Ali ve Hüseyin'in sanıkla birbirlerine karşılıklı küfür ettiklerini, duruşmada da sanığın kendisine küfür edildiğini zannetmesi üzerine olayların meydana geldiğini belirtmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.