Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Sanık müdafi sıfatıyla Av. ...'nun UYAP üzerinden gönderdiği 24.06.2021 tarihli dilekçesi ile 25.06.2021 tarihinde yapılacak olan duruşmaya mesleki mazereti nedeniyle katılamayacağını, dosyaya henüz vekâletname sunmaları nedeniyle dosyayı inceleyip beyanda bulunmak üzere tarafına süre verilmesini talep ettiğini bildirmesine karşın, mazeret talebi bakımından herhangi bir değerlendirme yapılıp olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden ve sanık müdafiine savunma yapma imkânı tanınmadan mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) ile sonradan yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 6545,72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan Kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.