TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1,62,221/4,53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyete yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. ... Müdürlüğü ... Başkanlığının veri inceleme raporunda sanığın "..." olarak derecelendirildiği anlaşılmakla bahse konu raporda zümre başkanı ''...'', öğretmeni ''...'' olarak kayıtlı olan şahısların açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması,
2.Hükümden sonra dosya içerisine geldiği anlaşılan ...'ın beyanlarının 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak tanık sıfatıyla mahkemede dinlendikten ve diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.