SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca dolandırıcılık
suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddi ve esastan reddi
TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-son, 221/5,62,53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddi ve esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, 2 maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
1- Sanığın, dosya içerisinde yer alan bilgilere göre tebligat çıkarılması üzerine duruşmaya kendiliğinden gelerek etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup; soruşturma aşamasında yakalanıp ifadesi alınmayan sanık yönünden iddianame tarihi ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin iddianame olan “14.02.2018” olarak yazılmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy çokluğu ile üye ...'nın muhalefeti ile karar verildi.
Sayın çokluğun "sanık hakkında 5327 sayılı Kanunun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi" yönündeki bozma gerekçesine iştirak edilmemiştir.
İncelenen dosya kapsamında sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf " sanığın gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yeterli bilgi verip vermediği" hususundadır.
5237 sayılı TCK'nın 221/4 üncü fıkrası örgüt suçlarında etkin pişmanlığın en geniş şekilde uygulama alanı bulduğu düzenlemedir.
Söz konusu fıkrada iki tür pişmanlık hükmüne yer verilerek, failin gönüllü teslim olduktan sonra bilgi vermesi cezayı ortadan kaldıran, yakalandıktan sonra bilgi vermesi ise cezayı azaltan sebep olarak kabul edilmiştir.
a) Örgüt kurma, yönetme, üye olma, örgüt adına suç işleme veya örgüte yardım etme suçunun faili olmalıdır.
b) Kişi gönüllü olarak teslim olmalıdır. Teslim olma iradi olmalıdır dış etkenlerin zorlamasıyla olmamalıdır.
c) Failin örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verilmesi gerekir. Örgüt mensuplarının işlediği suçlar hakkında bilgi verilmelidir. Sadece örgüt üyelerinin isimlerini söylemesi yeterli değildir. Genel olarak örgütün yapısı, kurucusu, yöneticisi, örgütün büyüklüğü, amaçları, faaliyetleri, gelir kaynakları, varsa silahları gibi hususlarda bilgiler verilmelidir. Örgütün genişliği ve gizliliği nedeniyle bilgileri sınırlı ise verdiği bilgilerin samimiyeti çerçevesinde etkin pişmanlıktan yararlanabilir.
Bu açıklamalar kapsamında olay değerlendirildiğinde, sanığın kod adı kullandığı kod adının ... olduğu, ... Polis ... Okulu'nda eğitim gören öğrencilerle ilgili örgüt içi görevinin devre abisi olduğu teşhise dayalı kolluk ifadelerinden anlaşılmaktadır. Sanık etkin pişmanlık beyanında kod adından hiç bahsetmemiş, kod adının verilmesine ilişkin bilgileri saklamış yine polis meslek yüksek okulundaki öğrencilerden sorumlu "devre abisi" görevinden de bahsetmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemenin temel cezanın belirlenmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden sayın çokluğun Bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.