Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.01.2010 tarih ve 2008/897 -2010/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... isimli kişi ile yaptığı alış veriş sonucunda adı geçenden 4 adet çek aldığını, çeklerin süresi içinde bankaya ibraz edilmesine karşın bankanın keşidecinin ödememe talimatının bulunduğunu bildirdiğini oysaki çeklerin karşılığının bulunmadığını, bu nedenle davalıya başvurarak çek teminatlarının ödenmesini talep ettiklerini ancak davalının bunu kabul etmediğini ileri sürerek, 4 çek için toplam 1.740 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından gönderilen yazı içeriğine göre davaya konu çeklerin ibraz tarihleri itibari ile karşılıklarının bulunmadığı ve davacı tarafça talep edilmesine rağmen çek bedellerinin ödenmediği, banka ve çek keşidecisi tarafından çeklerin çekin zorunlu unsurlarının bulunmadığı yönünde bir iddianın olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 86,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.