SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ...

SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralamaya teşebbüs

HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, o yer Cumhuriyet savcısının, kararı yalnızca sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden, sanık ...’un ise hakkında tehdit ve silahla kasten yaralamaya teşebbüs eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz ettiği belirlenerek dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

1-Sanık ... hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit eyleminden verilen beraat hükmüne yönelik temyizde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyizde;
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ...’un eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/2-c maddesi kapsamındaki tehdit suçu için TCK'nin 66/1-e, 2 ve 67. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının son kesme nedeni olan sorgunun yapıldığı 20.11.2013 tarihinden sonra temyiz sürecinde gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

3-Sanık ... hakkında silahla kasten yaralamaya teşebbüs ve tehdit eylemlerinden verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince;
Sanığın tehdit eylemini uzlaşmaya tabi olmayan silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçuyla birlikte işlediği belirlenerek yapılan incelemede;

a-Sanığın aşamalarda, mağdurla aralarında alacak verecek meselesi nedeniyle husumet bulunduğunu savunması ve mahkemece de bu hususun kabul edilmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

b-Sanığın adli sicil kaydında daha ağır cezayı içeren tekerrüre esas... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... Karar sayılı ilamı bulunmasına karşın, daha hafif nitelikte cezayı içeren... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas, .... Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesine göre tekerrür nedeniyle sanığın koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilamda belirtilen süreden fazla olamayacağı dikkate alınarak, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.