Taraflar arasındaki maddi hatanın düzeltilmesi ve kamulaştırma bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, maddi hatanın düzeltilmesi ve kamulaştırma bedelinin arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi hatanın düzeltimi davası bakımından süresi geçtikten sonra açıldığı, kamulaştırma bedelinin arttırılması davası bakımından ise, 4650 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 24.04.2001 tarihinden sonra artık bedel artırım davası açılamayacağından davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmaz hakkında, kamulaştırma kararı alınmasına karşın davacıya tebligat yapılmadığı, dava konusu taşınmaza da 2000 yılında el atıldığı anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca; hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından Kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla başlar. Kamulaştırma işlemi 4650 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce taşınmaz malikine tebliğ edilmemiştir.
Bu nedenle; davanın kamulaştırmasız el atma davası olarak nitelendirilip, işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.