Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mahkemece verilen yetki belgesine dayanılarak mirasçı olmayan kişi tarafından açılmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece mevcut nüfus bilgilerine göre miras bırakan... nüfus kaydının bulunamadığı, ölüm tarihinin belirlenemediği, tanık beyanlarının yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmünde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Çekişmesiz yargıya tabi davada ise re'sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir.
Somut olaya gelince, miras bırakan ... ün nüfusta kayıtlı olmadığı, ancak oğlu ...'ın ... nüfusa kayıtlı olduğu, ... annesinin isminin ... olarak geçtiği, Nüfus Müdürlüğünce ... 'ın kaydının yapıldığı 25.05.1926 tarihinde annesinin ölü Gülsüm olarak kayıtlara işlendiğinin bildirildiği görülmektedir. .... ın ölümü ile kızı ...'nin mirasçı olarak kaldığı, Zatiye'nin de
../..ölümüyle evlatları .... mirasçı olarak kaldıkları anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği kuşkusuzudur. Mirasçılık belgesi verilmesi için mutlaka tanık dinletme zorunluluğu da bulunmamaktadır. O halde davanın yetki belgesine dayanılarak ve ispat imkanı kısıtlı üçüncü kişi tarafından açılmış olduğu ve miras bırakan Gülsüm'ün 25.05.1926 yılından önce öldüğü kabul edilerek nüfus kayıtlarına göre de mirasçılarının bulunduğu gözönüne alınarak, nüfus kayıtlarına ve mevcut delil durumuna göre mirasçıları ve miras paylarını gösterir mirasçılık belgesinin verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 26.12.2012 gününde oybirliği karar verildi.
7. Hukuk Dairesi - E. 2012/7515 - K. 2012/9990
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 7. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2012/7515 |
| Karar No | 2012/9990 |
| Karar Tarihi | 26.12.2012 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"