Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davacı ...'ın temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davalı ...'ın temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan 1'er adet erik, ceviz, ayva ağacının kendisi tarafından dikilip yetiştirildiğini, taşınmazı çevreleyen duvarın, evin içinde bulunan mutfak dolaplarının, su tesisatının banyonun, 2 adet elektrik ve su saatinin kendisi tarafından yaptırılıp takıldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmaz üzerindeki evde bulunan muhdesat ile ağaçların davacıya ait olduğuna karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bir muhtesata yeni bölümler ilave edilmesi, muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhtesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhtesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhtesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhtesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlerdir. Bu işler için harcanan giderler de muhtesatın değerini artıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. İyileştirici nitelikteki bu giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklerinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını sebepsiz zenginleşme ../..kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği kuşkusuzdur. İyileştirme giderlerini yapan malik ya da maliklerin taşınmazın ortaklığının giderilerek satılması ve muhtesattan yararlanmalarının son bulması ile istenebilir hale gelecek bu giderler için eda nitelikli alacak davası açma hakkı mevcut iken önceden bu iyileştirme giderlerinin tespitini dava etmekte hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez.
Somut olaya gelince; toplanan delillerden ortaklığın giderilmesi davasına konu 611 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin tüm maliklere ait olduğu konusunda ihtilaf bulunmayıp esasen mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki; davacı tarafından talep edilen evin içindeki mutfak dolaplarının, su tesisatının, banyonun, 2 adet elektrik ve su saatinin yapılıp takılması işlerinin ise inşaatı tamamlamaya yönelik iyileştirme gideri olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; az yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözetilerek mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1'er adet erik, ceviz, ayva ağacının davacı tarafından dikilip yetiştirildiğinin, taşınmazı çevreleyen duvarın davacı tarafından yapılıp meydana getirildiğinin tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi hüküm yerinde muhdesatların değerinin gösterilmesi, kabulüne karar verilen muhdesatların niteliği, yaşı, cinsi, sayısının gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması dahi isabetsiz olup davalı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacıdan harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı ...'a iadesine, 26.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.