1-Sanık ... hakkında: CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca
atılı suçtan beraatine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,
2- Sanık ... hakkında; 3713 sayılı Kanun'un 7/1. maddesi delaletiyle TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1,62,53/1-3,58/9 ve 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi.
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih, 2019/16-573 esas ve 2022/119 sayılı kararı da gözetilerek; 07.03.2025 tarihinde sanık ... müdafiine tebliğ edildiği, sanık müdafii tarafından usulüne uygun olarak tebliğ edilen hüküm, 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinde belirlenen on beş günlük süre geçtikten sonra 23.03.2020 tarihinde temyiz edildiği bu kapsamda sanık müdafiinin CMK’nın 295/1 inci maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla; verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği gözetilerek sanığın 12.09.2022 tarihinde sunmuş olduğu temyiz dilekçesinin eski hale getirme talebi olarak kabulü ile temyizinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde;
Dosya kapsamı ve mevcut deliller nazara alındığında, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki, sanık hakkında terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yönelik bozma talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda suçun sanık tarafından işlendiğinin kanıtlanamadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle, beraate ilişkin hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
2-Sanık ...'nun mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde;
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle tebliğnamede yer alan, temyiz talebinin reddini talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.
1- Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanık ...'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; talimat ile dinlenilmek suretiyle, sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK 180/1 ve 181/1. maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
3- UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılacak araştırmaya göre başkaca kişilerin sanık hakkında bilgi ve beyanı olup olmadığı da araştırılarak, yapılacak tahkikat sonucunda varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesiyle CMK'nın 217. maddesi uyarınca okunarak beyanlara karşı sanık ve müdafiinin diyeceklerinin sorulması ve gerek görüldüğü mahkemede tanık olarak dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.