TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62,53,58... . maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hukuki mahiyeti Dairemiz tarafından benimsenen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere;
Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı", hususu gözetildiğinde;
Sanığın, örgütsel komunun tespiti, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla ankesörlü hatlardan aranıp aranmadığın her türlü şüpheden uzak tespiti bakımından, dosyada yer alan analiz tutanağına göre sanık ile ardışık olarak arandığı tespit edilen asker şahıslar hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunan şahısların varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilerek bu şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmesi; sanık hakkında Türkiye geneli HTS/büfe analiz raporları da temin edilip bu kapsamda ardışık aranan başkaca şahısların olup olmadığının araştırılarak ile başkaca asker şahıslarla ardışık olarak arandığı tespit edildiği takdirde, tespit edilen şahıslar hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunan şahısların varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilerek bu şahısların da tanık sıfatıyla dinlenilmesi, ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak, varsa ilgili şahısların ifade tutanaklarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilip 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince okunup tartışılması ile bahsi geçen tüm ifade sahiplerinin tanık olarak usulüne uygun olarak dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı; sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarlarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.