TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 221/4-2.cümle, 62/1, 53/1-2-3,58/9,63,221/5 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak; TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 3-5/1, TCK'nın 221/4, 62/1,53/1-2-3,58/9,63,221/5 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
1. Sanığın mahrem imamlarından olan ...'nin kimlik bilgilerini vererek teşhis ettiği ancak diğer mahrem imamlarının kod ismini bildirip kişisel özelliklerini belirttikten sonra teşhis yapamamış olmasının örgütün mahrem yapılanmasının niteliği göz önüne alındığında bu durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, sanık hakkında dosya içerisinde bulunan 30.05.2018 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere sanığın çalıştığı işyerindeki komutanın çağırması üzerine kolluk kuvvetlerinin yanına gittiği daha sonra birlikte sanığa ait odaya geçtikleri, sanığın kaçıp hakkındaki soruşturma ve yakalama işleminden kurtulabilme imkanı varken bunu yapmadığı, bu nedenle sanık yönünden gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği; göz önüne alınarak; sanığın soruşturma aşamasından itibaren, etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun nitelikte bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
A) Sanık hakkında temel ceza uygulandıktan sonra etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken TCK'nın 221/4-2.cümle maddesi uyarınca ceza indirimi yapılması gerekirken, hüküm kısmında Kanun fıkrasının TCK'nın 221/4 maddesi olarak gösterilmesi,
B) Dairemizin istikrar kazanmış kararları kapsamında sanığın dosyaya yansıyan eylemleri değerlendirildiğinde, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu kapsamda örgütteki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren sanık hakkında verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama nazara alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst sınırdan indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.