B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarın sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim
yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden indirim oranı belirtilmeden ihtarat yapılması ve hüküm verilinceye kadar ödenmesinin ihtarı yerine süre verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamı dışında kasıtlı suçtan mahkumiyete ilişkin sabıkası bulunmayan sanık hakkında, "Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmakla yasal olanak bulunmadığında CMK.nun 231/5 ve devamı maddeleri uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına," şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/8. maddesinde yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği ve sanığın gümrük vergilerini ödeyerek kamu zararını giderdiğine ilişkin makbuzu dosyaya sunduğu anlaşılmakla, yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Dosyada mevcut KEMT varakasının, sanığın kullandığı ve hakkındaki beraat kararları onama suretiyle kesinleşen dosya sanıklarının kullandıkları tankerlerden eksik çıkan ham petrol cinsi eşyanın toplam miktarına göre düzenlendiği anlaşılmakla, sanığın sürücüsü olduğu tankerde giriş Gümrük Müdürlüğü ile çıkış Gümrük Müdürlüğü arasındaki tartım farkına göre ham petrol için Gümrük İdaresine düzenlettirilecek KEMT varakasına göre eşyanın değerinin tespit edilmesi ile dosya kapsamında etkin pişmanlık ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ihtaratların, düzenlenecek KEMT varakasındaki değerler esas alınarak yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-İddianame ile müsadere talep edilmediği gibi, dava konusu eşya cep telefonu olmadığı, ham petrol olduğu halde kaçak cep telefonlarının müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.