Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, hiç bir gerekçe gösterilmeksizin tek taraflı olarak davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile prim, fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde 10/07/2006-17/09/2014 tarihleri arasında çalıştığını, prim ödeme durumunun bulunmadığını, fazla çalışma ücretinin ödendiğini, istifa ederek işten ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işveren tarafından dosya içine sunulan imzasına itiraz edilmeyen istifa dilekçesi göz önünde bulundurulduğunda istifa eden davacının gerçek istifa amacının araştırılması gerekli olup duruşmada dinlenen tanık beyanlarına göre davacının davalı işyerinde haftalık 45 saati aşan fazla çalışmalarının bulunduğu, davalı işveren tarafından tahakkuk yapılmış bordrolar dışlandıktan sonra davacının tespit edilen fazla mesai ücretinin ödendiğine dair yazılı delil belge sunulmamış olması nedeniyle 4857 sayılı Yasa'nın 24/II-e maddesi gereğince davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-İş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi iş sözleşmesinin 17/09/2014 tarihinde davalı işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürmüş, davalı işveren ise davacının 17/09/2014 tarihinde istifa ettiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının tespit edilen fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi gözönünde bulundurularak iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilerek kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Dosya içerisinde bulunan 17/09/2014 tarihli istifa dilekçesinde davacı işçinin istifasının kabulünü talep ederek işten ayrılmak istediğini beyan ettiği görülmüştür. Dava dilekçesinde iş sözleşmesinin haklı nedenle işçi tarafından sonlandırıldığı iddia edilmediğinden artık işçi feshinin haklı bir nedene dayalı olup olmadığının tartışılabilmesi ileri sürülmeyen bir vakanın değerlendirilmesini gerektirecek olup, davacının iddiasını genişletir mahiyette olacağından mümkün değildir. Bu nedenle, Mahkemece istifa dilekçesindeki imza konusunda davacı asilin beyanı alınmalı, imzanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde geçerli istifa dilekçesi ile iş akdinin davacı işçi tarafından sonlandırıldığının kabulü ile kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.