Davacı, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı işçi davalıya ait işyerinde vardiya sistemine tabi olarak çalışmakta olduğunu, toplu iş sözleşmesinin 26. maddesine göre vardiyalı çalışmalarda haftada 2 gün tatil yapılmasının öngörüldüğünü, vardiya değişimlerinde akti ya da hafta tatil günlerinden birinin kullanılmadığını ileri sürerek akti tatil günü ücretinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, davacı işçinin vardiya sistemine tabi olması sebebiyle haftada 5 gün ve toplam 37.5 saat çalıştığını, buna rağmen toplu iş sözleşmesi hükmü uyarınca 45 saat üzerinden ücretin ödendiğini, vardiya değişimlerinde olması gereken 48 saatlik ara vermenin 56 saati bulduğunu savunmuş ve dosyaya puantaj kayıtlarını sunmuştur.

Mahkemece bilirkişiden rapor alınmış ve rapor doğrultusunda davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Hükmü süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizce verilen bozma kararında, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, hangi vardiya dönüşüm tarihlerinde hafta tatili ile akti tatil günlerinde çalışıldığının açıkça gösterilmediği ve 45 saate kadar olan çalışmaların davalı vekilinin kabulü karşısında % 25 zamlı olarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Kabule göre ise fazlaya dair hakların saklı tutulmasının hatalı olduğu bozma ilamında açıklanmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş, ancak bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınmadığı gibi 45 saate kadar olan çalışmalar yönünden % 25 zamlı olarak hesaplama yapılmamıştır. Bozma ilamının sadece kabule göre olan kısmı mahkeme gerekçesine alınarak fazlaya dair haklar saklı tutulmaksızın önceki kararın aynısı verilmiştir.
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.

Bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeksizin karar verilmesi hatalı olup hükmün bu yönden ikinci kez bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.