TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın mahkumiyetine dair kararı hukuka aykırı olduğunu değerlendiren bölge adliye mahkemesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e, 2 madde ve fıkraları gereğince usulüne uygun duruşma açıp, hukuka aykırı bulduğu ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, aynı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-a maddelerine yanlış anlam yükleyerek duruşma açmaksızın dosya üzerinden ilk derece mahkemesi hükmünü düzelterek, yazılı şekilde silahlı terör örgütü üyeliği suçundan suçundan "4 yıl 2 ay" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
Sanığın, dosya içerisinde yer alan 12.06.2017 tarihli yakalama ve teslim tessellüm tutanğına göre il emniyet müdürlüğüne kendiliğinden gelip teslim olarak etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konum ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy çokluğu ile üye ...'nın muhalefeti ile karar verildi.
Sayın çoğunluğun "sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi" yönündeki bozma gerekçesine iştirak edilmemiştir.
İncelenen dosya kapsamında sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf "sanığın gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yeterli bilgi verip vermediği" hususundadır.
5237 sayılı TCK'nın 221/4. maddesine göre suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.
Somut olayda incelendiğinde; Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/107 esas, 2018/82... .04.2018 tarihli gerekçeli kararında "sanığın soruşturma aşamasında başlayıp yargılama bitinceye kadar sürekli olarak yargılamayı uzatmaya matuf bilgiler verdiği, ifadelerin mahkemece samimi ve tutarlı kabul edilmediği, sanığın örgütteki yeri ve konumuna göre örgütün dağılması ve mensuplarının yakalanması için elverişli bilgi vermediği samimi olmadığı ayrıca pişmanlıkta göstermediği anlaşılmakla hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır" şeklindeki tespitleri göz önüne alındığında mahkemenin temel cezanın belirlenmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerekçelerinde bir isabetsizlik görülmediğinden sayın çoğunluğun bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.