I- Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan hükme yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
08.09.2010 havale tarihli şikayet dilekçesinde, borçlu tüzel kişiliği temsil eden şirket yetkilisinin isminin belirtilmediği, tüzel kişiliğin şikayeti halinde şikayet dilekçesinde gösterilmeyen kişilerin araştırılmasına ve cezalandırılmasına yasal imkan bulunmaması nedeniyle İİK'nun 345. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraat karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendi hükümden çıkarılarak yerine "şikayet dilekçesinde borçlu tüzel kişiliği temsil eden şirket yetkilisinin ismen belirtilmemiş olması nedeniyle İİK'nun 345. maddesi gereğince davanın reddine" ifadesi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Tazminat talebine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda tazminat konusunda hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli kararda tazminatın reddine karar verilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yasaya aykırı, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.