TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1,58/9
ve 63 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen
mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi ve
esastan reddine dair karara yönelik temyiz başvurusunun reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi, tebliğ tarihini takip eden 15 günlük yasal süre geçtikten sonra dosyaya sunulduğu, bununla birlikte eski hale getirme talebi ile ilgi sunmuş olduğu 26.01.2022 tarihli ... Hastanesi Laboratuvar sonuç raporunun dönemsel olarak temyiz süresi ile örtüşmediği ve haklı bir gerekçe olmadan temyiz süresinden sonra başvuruda bulunduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin eski hale getirme talebinin yerinde olmadığının kabulü ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.02.2022 tarihli ve 2020/799 esas, 2021/1148 karar sayılı temyiz isteminin reddine yönelik ek kararının onanmasına,
Sanık ...'nin temyiz isteğine gelince;
Dairenin 18.02.2022 tarihli ek kararı ile sanığın temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarihli 2019/16-5 73... /119 sayılı kararında belirtildiği üzere; Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde sanığa Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca tebliğ edilmediği de göz önüne alınmakla, öğrenme üzerine sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 18.02.2022 tarihli ve 2020/799 esas, 2021/1148 karar sayılı temyiz isteminin reddine yönelik ek kararının kaldırılması ile işin esasına geçildi;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği, ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-İstinaf ve temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ..., ..., ... ve ...'ya ait ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, diyeceklerinin sorulması ve adı geçen tanıkların sanığın huzurunda veya segbis vasıtasıyla tanık olarak dinlendikten sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
2-Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
Kullanımında bulunan GSM hattına ilişkin HTS dökümlerine göre birçok kez arandı kaydı bulunan sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca sanığın görev yaptığı yerlerin tespiti ile ilgili yerlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptıkları yerler itibariyle haklarında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık aramalarının olduğuna yönelik herhangi bir kayıt, soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi yine sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen diğer şahıslar var ise bu şahıslarla ilgili herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı belirlendikten sonra şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, keza UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi dikkate alındığında sanığın halen hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılmakla, infazın durdurulması ile bulunduğu ceza infaz kurumundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, sanık hakkında CMK'nın 109/3-2 maddesi uyarınca yurtdışına çıkma yasağı konulmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.