Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen şantaj eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Hüküm kısmında, "Sanığın suçtan sonra ve yargılama süresince gösterdiği pişmanlığa göre hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi durumunda yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluştuğundan bahisle erteleme kararı verildiği; ancak, ''erteleme hükümlerinin uygulandığı belirtilmesine karşın, yine aynı kısımda'' ileride suç işlemekten çekineceği konusunda kanaat oluşmadığından CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı'' denilerek çelişki meydana getirilmiş ise de, sanığın adli sicil kaydında kasıtlı suçtan sabıkasının olması karşısında, yasal engel bulunması nedeniyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanması koşulu bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 31.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.