Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde 4.830 TL bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin davalılardan kardeş ...'e yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davacı vekilinin davalı eş ... yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili,davacı ... ile davalı ...'ün evlenirken davacıya çeyiz olarak verilen eşyaların davalıların evinde kaldığını, davalılardan ...’ün eş ...'ün ağabeyi olup çeyiz ve eşya senedinde teslim alan olarak imzası bulunduğunu, mahkeme kararı ile eşyaların davalıların evinde tespitinin yapıldığını, tespit sırasında mevcut olmayan altın bilezik ve altın künyenin bilirkişi raporu ile belirlendiğini, davacının babası tarafından alınıp davalılara teslim edilen 4 adet altın bilezik, 1 adet altın künye, nişanda takılan 30 adet küçük altın, 1 adet yatak odası takımı, 1 adet arçelik marka elektrik süpürgesi, 1 adet arzum robot, 1 adet arzum el mikseri, 1 adet arzum blender, 1 adet dijital vcd, 3 adet makine halısı, 6 adet yolluk halı, 1 adet uyku seti, 6 adet perde, sandık içi eşyalarının yarısı ve muhtelif mutfak eşyalarının mümkün ise aynen değilse 4.830 TL bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar vekili tarafların boşanma davası sırasında birbirlerinden talepleri olmadığını bildirdikleri halde bu davanın açılmasının yerinde olmadığını bildirerek reddini savunmuştur. Mahkemece, yargılama sırasında davacıya verilen kesin süreye rağmen davacının tek tanığı ...’un adresinin bildirilmemesi ve mahkemede de hazır edilmemesi nedeniyle beyanının alınamadığı, aynı zamanda davacı tarafın yemin deliline de başvurmadığı, Kırıkkale 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 18.02.2004 tarihinde davalıların evinde yapılan eşya tespitinin tek başına iddiayı ispata yeterli olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Olayımızda; Davacı ... ile davalı ... 29.07.2003 tarihinde evlendikten sonra 02.08.2003 tarihli çeyiz eşya senedi düzenlenmiştir. İmzası davalı eş tarafından inkar edilmeyen bu çeyiz eşya senedi içeriğinde yazılı çeyiz ve ziynet eşyalarının davalılara teslim edildiği yazılıdır. Dava konusu çeyiz ve ziynet eşyalarının varlığı söz konusu çeyiz eşya senedi ile kanıtlanmıştır. Tarafların evlenmesinden hemen sonra senet düzenlendiğine göre bunun aksinin de aynı nitelikte bir belge ile kanıtlanması zorunludur. Davacılar vekili dava dilekçesinde senetle davalıya teslim edilen ve davalıların yedinde kalan çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedelleri olan 4.830.-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davacının iddiası senetle davalılara teslim edilen ziynetlerin davacıya verilmediğine ilişkindir. Bu durumda davalılar senette belirtilen çeyiz ve ziynet eşyalarını davacıya geri verdiklerini kanıtlamakla yükümlüdür. Kırıkkale 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davalıların evinde yapılan 18.02.2004 tarihli tespitte, davalılardan ... 4 adet bileziği düğün borçlarını kapatmak için bozdurup harcadığını kabul etmiştir. Davalının bu beyanı mahkeme içi ikrar niteliğinde olup HUMK 236/1. maddesi gereğince aleyhine kesin delil oluşturur. Bu altınların davacının rızası ile alınıp bozdurulduktan sonra yine davacıya teslim edildiğini kanıtlama yükü davalıya aittir. Davalılar bu hususu kanıtlayamadığından varlığı senetle kanıtlanan ve davalılara teslim edilen ziynetler ile diğer çeyiz eşyaları hakkında açılan davanın kabul edilmesi gerekirken yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı eş ... yönünden BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.