Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin murisi ...’den dolayı paydaş olduğu Serik ilçesi Eskiyörük köyü 35 parseldeki 33969/2867200 payı davalının 29/08/2005 tarihinde satın aldığını, satışın kendilerine bildirilmediğini, şufa hakkını kullanmak istediğini belirterek yasal önalım hakkı nedeni ile davalı adına kayıtlı hissenin müvekkili adına tescilini talep etmiş, davalı duruşmalara katılmamış davaya cevap vermemiştir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Olayımıza gelince; dava dilekçesindeki açıklamalara göre davacının dayandığı payın muris ... kızı ...’ye ait olduğu belirtilmesine rağmen taşınmazın paydaşları arasında ... kızı ...’nin bulunmadığı, ... kızı ...’nin bulunduğu, davacı tarafça ... kızı...un mirasçılık belgesinin dosyaya sunulduğu, sunulan mirasçılık belgesine göre davacıdan başkaca mirasçılarının da bulunduğu, tapu maliki ile murisin soyadları farklı olmakla birlikte tereddüdün giderilmesi için anılan hususlar üzerinde durulmadığı gibi veraset ilamı sunulan ... kızı...un mirasçılarının da davada taraf olmadıkları anlaşılmıştır.
Davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu olduğundan yukarda açıklanan esaslara göre dayanılan payın diğer ortaklarının davaya muvafakatinin sağlanması, bu mümkün olmadığı takdirde davacıya miras ortaklığına temsilci atanması için süre verilmesi, davanın tayin edilecek temsilci vasıtası ile yürütülüp sonuçlandırılması gerekirken bu husus göz ardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.