HÜKÜMLER: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Olayın tek tanığı ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanında müşteki ...'nın teyzesi olduğunu belirtmesi, bu sebeple 5271 sayılı CMK'nın 45. maddesinde belirtilen tanıklıktan çekinme hakkı bulunan kişilerden olmamasına rağmen, mahkemece ...'a tanıklıktan çekinme hakkının olduğu hatırlatılarak, ...'ın tanıklık yapma istemediği beyan etmesi nedeniyle beyanının alınmamasının yasaya aykırı olması karşısında; ...'ın tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yerinde görülmeyen gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
2)Mahkemece bozmaya uyularak, yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verileceği kanaatinin oluşması durumunda; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanıklara isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.