SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
1-Sanığın katılan ...'ya yönelik kasten yaralama eylemi yönünden;
Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı ve hangi mağdurlara yöneltildiği açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak Anayasa'nın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34,230. 232,289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2-İddianmede sanığın önce katılan ...'a silahı doğrulttuğu ve havaya ettiği akabinde araba ile giderken silahını ...'ya sallayarak '' ... sülalesinin sonunu getireceğiz'' diye tehdit ederek silahla tehdit eylemlerinden katılan sayısınca iki kez ayrı ayrı dava açılması, gerekçeli kararın kabul kısmında da, sanığın her iki katılana karşı ayrı ayrı silahla tehdit eylemlerini gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, hüküm kısmında her iki katılanın adının belirtilmesine rağmen tek bir hüküm kurularak çelişkiye neden olunması,
3-Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK'nın 106/1.1 maddesine uyan suçun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.