Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yonka Şirketi tarafından 5.000 TL. bedelli çekin ... Giyim,,, Şti. lehine düzenlenerek katılana ciro ile geçtiği, tahsil için bankaya ibraz edildiğinde çek hesap sahibinin imzasıyla çekteki keşideci imzasının farklılık göstermesi nedeniyle ödenmediği, çekin karşılığının bulunmadığı, çekin arkasına da karşılıksız olduğunun yazılmadığı, yapılan soruşturmada; çek sahibinin keşideci şirket yetkilisinin sanık ... olduğu, çekin gerçek olup keşideci imzasının ...'ya ait olmadığı, işyeri çalışanlarından birine ait olduğunun ifade edildiği, sanığın, karşılığı olmayan çeki kendi imzası dışında yasal imza yetkisi bulunmayan çalışanının imzasıyla ödemede kullanıp, imza farklılığı nedeniyle ödenmesini ve karşılıksız çek muamelesi görmesini engelleyerek şikayetçiyi dolandırdığı iddia edilen olayda; sanığın C. Savcılı ifadesinde "kendisi yurtdışına gittiğinde bankaya talimat yazıp şirketine ait çeklerin imzalarının farklı olması halinde bile hesapta para varsa ödenmesi talimatını verdiği, çekteki imzanın kendisinin olmadığını, kim tarafından imzalandığını bilmediğini, işyerinde çalışan hiç bir elemanına imza atması içinde vekalet vermediğini, icra dosyasında imza inkarı yapmadığını, sadece keşide tarihinde hesapta para olmadığı için ödeme yapılmadığından ve çekteki imzalarda tutmadığından böyle bir işlem yapıldığını", Mahkemede ise C. Savcılığı ifadesi ile çelişkili olarak "çek imzalama hususunda vekalet verdiği dayısı ... ... tarafından bu çeklerin imzalandığını, ... ... Giyim ... Şirketinin sahibi olduğunu, ... işçisi olan katılana borcu olduğunu, borcunu ödemesi için kendisinden çek yaprakları istediğini, kendisinin de 5 adet çek yaprağını ... verdiğini, avukatının da katılanın avukatı ile görüştüğünü, bir protokol yaptıklarını ve çekleri katılana önceden doğmuş borcun karşılığı verdiğini" savunduğu, dosya kapsamında "protokoldür" başlıklı 18.03.2014 tarihli belge ile borcun yenilendiğinin anlaşılması karşısında çeklerin önceden doğan bir borca karşılık verildiğinin kabul edilemeyeceği, sanığın ... ...'e verdiği savunulan vekaletname aslının ve bankaya verilip verilmediğinin araştırılmadığı, .... beyanının alınmadığı hususlarının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1.Sanığın ... ...'e verdiği savunulan vekaletnamenin aslının noterlikten celbedilerek, çekin keşide edildiği tarih itibari ile ... ...'ün, keşideci görünen şirket adına çek keşide etme yetkisi bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, ... ...'ün olaya ilişkin beyanın alınması, dosya konusu çeklerdeki keşideci imzasının ... ait olup olmadığının bilirkişi raporu ile belirlenmesi,
2. Vekaletnamenin bankaya verilip verilmediğinin araştırılması, katılandan, çeklerin ... tarafından vekaletnameye istinaden keşideci yerine imza atılarak düzenlendiğinden, çekleri alırken haberdar olup olmadığının sorulması,
3.İcra dosyası celbedilerek, imza inkarı olup olmadığı, protokolün icra dosyasına ibraz edilmek sureti ile icra takibinin durdurulup durdurulmadığı, alacağın katılanca tahsil edilip edilmediğinin araştırılarak, suçun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi,
Sonucuna göre, suçun sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile beraatine hükmedilmesi,
4.Kabule göre ise; beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
03.07.2025 tarihinde karar verildi.