SUÇLAR: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A.Sanıklar Adem ve Mustafa Hakkındaki Hükme Yönelik Sanıklar Müdafiinin ve Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

1.Sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılması gerekliliği,

2.Kabule göre de;

a- Adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilmiş olmasına rağmen hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine hükmedilmesi,

b-Kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin gözetilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

B.Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

1.Sanık ...'in, katılana ait aracı alarak diğer sanıklarla birlikte yok ettiği ve parasını vermediği iddia edilen olayda, katılanın, satılık olan aracını galericilik yapan sanıklardan ... müşteriye göstermesi için galerisine bıraktığını, sonra galeriye gittiğinde galerinini kapalı kendilerinin de ilçeyi terk ettiklerini öğrendiğini beyan ettiği, sanık ...'nın, kendisine ait aracı katılana sattığını ancak araç üzerinde bir bankaya ait rehin olduğunu, katılanın kendisine 5000 TL ödediğini, kalan parayı da katılanın kendi iddianame konusu aracını satarak ödeyecekken, katılanın aracını sattığı kişi olan sanık ...'dan parasını alamadığını ve kendisine olan borcunu katılanın ödeyemediğini, kendi aracının halen katılanda olduğunu savunduğu, sanık ...'in oğlu sanık ...'nın yanında işçi olarak çalıştığını, olayla alakası olmadığını savunduğu, sanık ...'ın ise katılanı tanımadığını, kendisine araç satıp satmadığını hatırlamadığını savunduğu, sanık ...'nın katılana sattığını savunduğu araç üzerinde bir banka rehni bulunduğunun sanığın kendi beyanından da anlaşıldığı, katılan vekilinin de duruşmada araç üzerinde haciz ve rehin olduğundan katılan adına tescil edilemediğini belirttiği, diğer yandan, birleşen dosya müştekilerinden temyiz dışı ...'nın aracının da polis tarafından sanık ...'dan bulunarak müşteki ... teslim edildiği, ... da şikayet dilekçesinde aracını, oto galericilik yapan sanıklar ... ve ...'a bıraktığını belirttiği, diğer yandan tanıklar ... ve ...'ın da sanık ...'un, katılanın aracının kendisinde olduğunu, aracın parasının yarısını verir ise aracı katılana teslim edeceğini, aksi halde aracı parçalatacağını söylediğini beyan ettikleri hususlarının anlaşılması karşısında, sanık ...'în da diğer sanıklarca işlenen hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçuna fikir ve eylem birliği içinde katıldığı anlaşılmakla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi,

2.Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılması gerekliliği,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun/kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

03.07.2025 tarihinde karar verildi.