Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Sanık hakkında İstanbul 76. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/297 Esas sayılı ilamı ile verilen ilk mahkumiyet hükmünde aynı zamanda tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, aleyhe temyiz olmaması nedeni ile bu hususların sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu, kaldı ki sanığın tekerrüre esas alınan Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/421 Esas, 2010/360 Karar sayılı kararının 17.12.2015 tarihinde, inceleme konusu dosyanın suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması nedeni ile tekerrüre esas da alınamayacağı hususlarının gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasındaki tekerrüre ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

03.07.2025 tarihinde karar verildi.