466 sayılı Kanuna göre tazminat
Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağı olan 14/07/1998 tarihli beraat kararının 08.09.1998 tarihinde kesinleştiği aynı kararla nakti teminatın karar kesinleştiğinde iadesine de karar verildiği ve davacı vekilinin 09.09.1998 havale tarihli dilekçe ile nakti kefaletin iadesi yönünde başvurduğu, aynı gün iade talebinin kabul edildiği, bu suretle davacının hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğinden haberdar olduğu buna karşın davanın 02.03.2005 tarihinde ve 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde belirtilen 3 aylık süreden sonra açıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.