TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 62,52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilirken gösterilen gerekçe yetersiz ise de, sanığın, katılanın zararını giderdiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmaması ve katılanın şikayetinin devam etmesi karşısında bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik inceleme ile hüküm verildiğine, CMK'nın 231. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde, sanığın yönetimindeki otobüs ile, meskun mahal içi, bölünmüş yolun sol şeridinden hızlı seyrettiği sırada, sağındaki aynı yönde seyreden bir otobüsün önünden karşıya geçmek üzere yola giren katılana tali kusurlu şekilde çarparak, hayati tehlike geçirmesine, 3. (orta) derece multipl kot fraktürü şeklinde kemik kırıklarına ve dalağının alınması nedeniyle organ işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralanmasına neden olması şeklinde gerçekleşen olayda, katılanın yaralanmasının derecesi dikkate alınarak iki sınır arasında temel ceza belirlenirken adalet, hak ve nasafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken alt sınırdan ceza tayini,
Kabule göre de;
Katılanın dalağının alınması nedeniyle organ işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında, belirlenmiş olan temel cezada 5237 sayılı TCK' nın 89/3-b madde ve bendi uyarınca 1 kat artırım yapılması gerektiği halde, 89. maddenin 2. bendi gereğince yarı oranında artırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.